Hoşgeldin!

10 Haziran 2010

Ben Emre. 10 yılı aşkın bir süre bir yazılım şirketinde ticari paket programları yazdım. Sonra yıllarca emek verdiğim işimden ayrılıp bağımsız olarak kendi adıma program yazmaya başladım. Şu an shareware olarak düşünebileceğimiz bir modelle ingilizce konuşan kişilere yönelik yazdığım çeşitli programları satarak hayatımı kazanıyorum. İşin program yazma kısmında çok zorlanmasam da program satma işini başarmam çok kolay olmadı. Sanırım en çok 10 yıl boyunca doğru olarak kabul ettiğim düşünceleri yıkıp programcılık dışında yeni şeyler öğrenmekte zorlandım. Hep iyi programcı olmanın benim için yeterli olacağını düşünmüştüm ancak tek başıma birşeyler yapıp para kazanmaya mecbur olduğumda bunun tek başına yeterli olmadığını farkettim. Kendi özgürlüğümü ilan ettikten sonraki ilk bir yılım programcılık dışında konularda kendimi eğitmek bir taraftan da yazdığım programları geliştirmekle geçti. İlk zamanlar zorlandığım zamanlar oldu ama ben kendimi, programlarımı ve satış için kurduğum sistemi geliştirdikçe satışlar yavaş yavaş gelmeye başladı. Başardığım her satışın ardından artan motivasyonum sayesinde önceki 10 yılım boyunca yazmadığım gibi programlar yazdım. Tıpkı programcılığa ilk başladığım zamanlardaki gibi...

Bu süreçte birçok Türkçe forumu ziyaret ederek benim düşündüğüm modele yakın bir sistemle para kazanan olup olmadığını araştırdım. Aslında programcılıkla ilgili çok güzel Türkçe forumlar ve bloglar var ancak geneli program üretimi ile ilgili pratik bilgilerin paylaşımına yönelik. Her ne kadar aradığım soruların cevaplarını öğrenecek kadar İngilizce ye hakim olsam da işin başlangıcında bu konularda Türkçe kaynak bulabilmeyi isterdim. İngilizce'yi ne kadar iyi bilirse bilsin İngilizce düşünmeyen, hayal kurmayan veya İngilizce rüya görmeyen insanlar için ikinci dil ancak ve ancak alternatif bi iletişim ve eğitim dili olarak kullanılabilir. Onun dışında kendini konunun sosyal ve felsefi yönü ile ilgili geliştirmek isteyen insanlar için bu konuda Türkçe okumak ve bu konuda tecrübesi olan kişilerle Türkçe iletişim kurmak çok önemli.

Yazdığım programların da İngilizce olması nedeniyle Türkiye'de internet ve yazılım ekonomisinin ne şekilde geliştiğini pek takip edemedim. Geçtiğimiz aylarda merakımı yenmek için yazdığım programların bir tanesini Türkçe'ye çevirerek bir deneme yaptım. Diğer ciddi işlerimdeki verdiğim destek hizmeti olmadığı ve programın çok az özelliği olmasına rağmen Türk internet kullanıcılarının da hoşuna gittiği ve güvendiği programlara para ödeyebildiğini gördüm. Yine de diğer işlerimde yoğun bir dönemde olduğum ve program da pek ilgilenmek istemediğim bir konuyla ilgili olduğunu düşündüğüm için işi fazla büyütmedim.

Bir gün Apple'ın Türkiye'de ofis kurduğunu ve IPhone için müzik ve program satacağını öğrendim. Bu konu çok ilgimi çekti çünkü Apple'ın Türkiye pazarına güven duyması az şey değil. Bazı kimseler Türk insanını tembel, beleşçi veya korsan olarak nitelendirirler. Halbuki bu durum tüm dünyada böyle. İnsan doğası gereği ücretsiz alabileceği bir hizmet için para ödemek istemez. Hele ki kolaylıkla ulaşabiliyorsa ve para ödemenin sağlayacağı ekstra bir getiri yoksa o kişi için para ödemenin bir anlamı kalmaz. Tıpkı tüm dünyadaki gibi eğer Türk insanı da ihtiyacını gören bir şey için para ödemek isterse öder. Bunu Apple görebildiyse bizim de görebilmemiz gerek.

Belki yazımın girişi "Benim şöyle bir para yapma yöntemim var bunu sizlerle paylaşacağım" tarzında oldu. Her ne konuda olursa olsun para kazanmanın kestirme bir yolu, yöntemi, sırrı olmadığını en iyi bilenlerden biriyim. Asıl amacım yöntemlerimi paylaşmak değil. Konunun temelinde yatan fikri anlamayan insanlar için benim yöntemim kimilerine saçma, kimilerine gereksiz çaba kimilerine de oldukça zor gelecektir. Örneğin programlarımı kullanan binlerce müşterim var. Hepsine destek verebiliyor, hepsinin sorunlarını çözebiliyorum. Ama önemli olan bunu nasıl yaptığım değil. Önemli olan ticaretin ve insan psikolojisinin nasıl işlediğini anlayabilmek. Ben işin bu yönünü kavramaya başladıktan sonra anlam veremediğim birçok soruya çok basit cevaplar buldum.

Biz programcılar teknik insanlarız. Dünyayı programlarımızı kullanan insanlardan çok daha farklı algılarız. Çoğu programcı için kullanıcı devamlı sorun üreten bir unsurdur. Halbuki kullanıcılar aslında programı satın almaya değer hale getiren kişilerdir. Üstelik bunu da bedavaya yaparlar. Programcının kullanıcının sesini duyması, dinlemesi ve ürettiği hizmeti bu doğrultuda geliştirmesi gerekir. Elbette genelde yaşanan sorun yazılımevlerinde çalışan programcıların direk sorumluluğunun kullanıcının sesini duymak yerine verilen görevi yerine getirmek olması. Artı maaşlı çalışan programcıların programı ekstradan bu yönde geliştirerek ekstra fayda elde edemiyor olması. Her programcı mutlaka ama mutlaka yaptığı çalışmaların karşılığını direk olarak almalı. Program yazmak ve programı kullanan kişilerin sorunları ile ilgililenmek o zaman gerçekten çok keyifli bir uğraş. Bunu patrondan beklemek mantıksız. Programcı emeğinin karşılığını alacağı sistemi kendi kurmalı. İnternet bu özgürlüğü bize fazlasıyla vermekte. Yeter ki işlerin nasıl yürüdüğünü anlayabilelim.

Bence programcılar bir konuda hata yaptılar. Bizler yıllarca bildiğimiz şeyleri ne kadar az kişi bilirse o kadar iyi olacağını düşündük. Bunun aksi hareket ediyor gibi görünenler de meşhur olmak ve verecekleri seminerlerden, eğitimlerden para kazanmak amacındaydılar. Evet bunun nadir de olsa doğru olduğu durumlar olabilir. Ancak biz genellikle kendimizi geliştirdiğimiz sürece o özenle sakladığımız şeylerin aslında çok da önemli bilgiler olmadığını anladık. Halbuki bilgilerin gelişmesini sağlayan en önemli şey o bilgi üzerine konuşmak ve başka kişilerle paylaşmak. Bunu kavrayan kişiler yeni şeyler öğrenmek için biraraya geliyorlar. Öğrendiklerini birbirlerine aktararak gelişim süreçlerini hızlandırıyorlar. Bizim düşe kalka bir yılda aldığımız yolu bu ekip bir haftada alıyor. Biz ise ne kadar çok şey öğrenmemiz gerektiğini düşünerek hayıflanıyoruz. En basitinden yazdığı programları satarak para kazanmak isteyen bir kişi kabaca İnternet Reklamcılığı, SEO, Forum yönetimi, web siteleri kurup geliştirmek gibi konularda da kendini geliştirmek durumunda. Bir taraftan yazılım konusundaki gelişmeleri takip ederken bir taraftan programınızı geliştirmek, bir taraftan da örneğin Caffeine ile gelen yenilikleri nasıl avantajınıza kullanabilieceğinizi araştırmalısınız. Ha bu arada sattığınız programlar için de gerekli destek hizmetini vermeniz gerekiyor. Bir insan bunların hepsine nasıl yetişebilir? Ben başka bir işte çalışmadığım halde yeni şeyleri takip etmekte gerçekten zorlanıyorum.

Muhtemelen sitenin forum bölümüne geçtiğinizde bomboş bir forum ile karşılaşacaksınız. Umarım bu durum fazla sürmez. Elbette böyle bir girişimde bulunmamın temelinde yatan neden kendi para kazanma potansiyelimi arttırabilmek. Bunun yolunun benzer düşüncelere sahip olduğum kişilerle bir şekilde iletişim kurup beraber çalışmanın yollarını aramaktan geçtiğini düşünüyorum. Yabancı ortaokul çocukları bile yeni bir yazılım teknolojisi çıktığında bir açık kaynak proje başlatıp hemen konuyu didik didik edecek organizasyon kültürüne sahipler. Biz daha "Açık Kaynak Projelerin Türkiye'de gelişmesi lazım" konusundaki fikirlerimizi açıklamanın ötesine geçemiyoruz. Bunları aşmamız gerek. Elbette çok önemli açık kaynak projelerde çalışan değerli arkadaşlarımız var ama bunların hiçbiri yerli projeler değiller ve Türk yazılım sektörünün gelişmesine doğrudan bir katkıda bulunmuyorlar. Türk yazılım sektörü gelişecek ki Türk programcısı bu işten ekmek yiyecek. Eğer bu mesleği yapıyorsak ve hayallerimizi bu meslekten kazanacaklarımız üzerine kuruyorsak farklı birşeyler yapmamız gerek. Eğer siz de böyle düşünüyorsanız sizi foruma üye olmaya ve düşündüklerinizi yazmaya davet ediyorum. Burada program nasıl yazılır konuşmayacağız. Sanırım bunu fazlasıyla yapıyoruz. Bu yazı planladığımdan çok daha uzun bir yazı oldu. Bu konunun devamı olarak burada oluşmasını hayal ettiğim ortam ile ilgili düşüncelerimi foruma bir başlık olarak açacağım. Eğer siz de değerli fikirlerinizi paylaşırsanız çok memnun olurum.


Görüşmek Üzere!

Buraya Tıklayarak Foruma yeni eklenen yazıları RSS okuyucunuz ile takip edebilirsiniz.

* Son Başlıklar

Bir web projesi hikayesi Gönderen: zeytin
[Temmuz 23, 2010, 02:07:40 ÖS]


Ynt: Bu site neden kuruldu? Gönderen: zeytin
[Temmuz 23, 2010, 01:31:04 ÖS]


Programcıların ne yapmaması gerekiyor muş? Gönderen: emre
[Temmuz 20, 2010, 12:39:54 ÖÖ]


Ynt: Yazılım satışında doğru temas kurabilmek Gönderen: emre
[Temmuz 19, 2010, 02:46:32 ÖÖ]


Ynt: İnterneti bir satış gücü olarak kullanmak Gönderen: emre
[Temmuz 19, 2010, 02:37:56 ÖÖ]


Ynt: Açık Kaynak Meselesi Gönderen: emre
[Temmuz 19, 2010, 01:32:55 ÖÖ]


Yazılım satışında doğru temas kurabilmek Gönderen: zeytin
[Temmuz 14, 2010, 10:41:43 ÖÖ]